"Çanakkale Savaşları vatanı kurtarmak için eline ne geçerse onunla cepheye kosan binlerce vatanseverin cani pahasina kazanıldı. Deniz aşırı sefere çıktığı için bütün kayıtları tutulan diğer ülkelerin aksine Çanakkale'de bir çok isimsiz şehit ve gazi vardır. Çanakkale Savaslarına katılıp bedeninin bir kısmını veya canini burada bırakan ve bizlere bugünleri bağışlayan tüm şehit ve gazilerimiz bu madalyayı hakketmiştir...

Bu madalya tüm isimsiz kahramanlar için..."

47. ULUSLARARASI TROİA FESTİVALİ-FESTİVAL PROGRAMI İÇİN TIKLAYIN...

ÇANAKKALE KARA SAVAŞLARI VE ANZAK GÜNÜ/ANZAC DAY...ETKİNLİKLER İÇİN TIKLAYIN...

Çanakkale Savaşlarinda Bilinen 48.148 Şehidimiz...Şehit Arama ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZ...

Archive for the ‘Kategorilenmemiş’ Category

RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN…

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş

Bu yazı toplamda 3, bugün ise 3 kez görüntülenmiş

ÇANAKKALE VALİSİ SAYIN ABDÜLKADİR ATALIK’IN RAMAZAN BAYRAMI KUTLAMA MESAJI

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş


Yardımlaşma, dayanışma, kardeşlik ve dostluk duygularının en yoğun şekilde yaşandığı müstesna günlerden biri olan bir Ramazan Bayramını daha karşılamanın milletçe mutluluğunu yaşıyoruz.
Bayramlarda dargınlıklar ve kırgınlıklar unutulur, milli ve dini duygular ile örf ve adetler birlikte paylaşılır. Bireysel sevinçler ortak mutluluğa dönüşür. Bu insani değerlerin Ramazan Bayramı’nda da devam ettirilmesi sevgi ve hoşgörünün egemen kılınması hepimizin ortak dileğidir
Bu duygu ve düşüncelerle; Tüm İslam Aleminin, Türk Milletinin ve Çanakkale Halkının Ramazan Bayramını kutlar, sağlık huzur ve mutluluk dileklerimle saygılar sunarım.
Abdülkadir ATALIK ÇANAKKALE VALİSİ

Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

BELEDİYE BAŞKANI SAYIN ÜLGÜR GÖKHAN’IN RAMAZAN BAYRAMI KUTLAMA MESAJI

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş

Sevgili Çanakkaleliler,
Birlik ve dayanışma duyguları ile tamamladığımız bir Ramazan Ayı’nın daha sonunda Ramazan Bayramı’nı karşılamanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz.
Güzellik, birlik, beraberlik içinde, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Bayram diliyor, kutsal günlerin yaydığı hoşgörü, sevgi ve barış ortamının çoğalması dileğimle Ramazan Bayramınızı kutluyorum.
Ülgür GÖKHAN Belediye Başkanı

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

DARDANEL HARAÇ MEZAT SATILIYOR…

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş

ÇANAKKALE TİCARET VE SANAYİ ODASI MECLİS BAŞKANI VE DARDANELŞİRKETLER GRUBU BAŞKANI O.NİYAZİ ÖNEN’İN ŞİRKETİNİN TÜM MAL VARLIĞI İCRA YOLU İLE SATILIYOR…
DARDANEL HARAÇ MEZAT SATILIYOR

Çanakkale’de kurulu bulunan Dardanel Gıda Sanayii A.Ş.’ye ait dondurulmuş gıda ve balık konserve fabrikası nitelikli tesis’in tüm parsellerde bulunan mülkleri ve tüm makina parkı Çanakkale 2. İcra Diresince satışa çıkarıldı.
Uzun zamandır vergi, sigorta, ve banka borçlarını ödemeyen ve ayrıca İstanbul yaklaşımı adı altında borçlarını erteletme çabasında olan Dardanel Gıda Sanayi ödeme tahahütlerini ve sözlerini yerine getirmeyince alacaklı bankalar zaten ipotekli olan tüm mal varlığını açık arttırma suretiyle satarak paraya çevirme yolunu tercih etti.
Toplam 66.742.949.89 TL (Altmış Altı Trilyon) ‘ye satılacak olan tesis
22.10.2010 ve 01.11.2010 tarihlerinde icra dairesinde satış işlemi görecek.

Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

ATATÜRK 1913′DE TRUVA’YA GELMİŞ

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş

Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, Mustafa Kemal’in, 26 Mart 1913 tarihinde çıktığı askeri inceleme gezisi sırasında Truva Antik Kentine de bir ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı.

ÇOMÜ öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, Mustafa Kemal’in, tuttuğu küçük not defterinden birinde, Truva’yı ziyaretinden bahsettiğini söyledi. Bu bilgiyi, 2010 yılı içinde ‘Çanakkale 1915 Mustafa Kemal Atatürk ve Modern Türkiye’ konulu sempozyumda tebliğ olarak da sunduklarını hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, yaptığı incelemelerde, Mustafa Kemal Atatürk’ün Gelibolu Yarımadasına karadan ve denizden yapılacak genel bir saldırı için 26 Mart 1913 yılında askeri inceleme gezisine çıktığını açıkladı. Atatürk’ün 32 tane küçük not defteri bulunduğunu belirten Atabay, “Mustafa Kemal, bu defterleri Harp Okulundan başlamak üzere 1932 yılına kadar tutmuştur. Bu defterlerin 14 tanesi yayınlandı. 23 tanesi ise ATESE Başkanlığında, 8 tanesi Anıtkabir Müzesi’nde, 1 tanesi de Cumhurbaşkanlığı arşivinde bulunmaktadır. Şuana kadar henüz açıklanmayan bir not defterindeki kısa yazıda, Mustafa Kemal 1913 yılında Truva’yı ziyaret ettiğinden bahsediyor” dedi.

Bu gezide, Mustafa Kemal’in yaveriyle birlikte önce Gelibolu Yarımadası’na geldiğini belirten Yrd. Doç. Mithat Atabay, “Mustafa Kemal ilk olarak Bolayır’a gelmiş. Ortaköy Tayfur üzerinden Karainebeyli, Kumköy, Yalova, Akbaş ve Sestos’a geçmiştir. Güzergah üzerinde Büyük İskender’in ordusunu geçirdiği yeri incelemiş ve notlar almıştır. Sonra Bigalı Kalesi’nde öğle yemeğini yemiş ve Maydos’a (Eceabat) geçmiştir. Kilitbahir Köyü’ndeki Namazgah Tabyasının durumunu inceledikten sonra 26 Mart 1913 tarihinde akşam Kirte’de kaldı. Ertesi gün Seddülbahir Kalesine geldi. Bir tekne ile Anadolu yakasına geçti. Büyük İskender de buradan geçmişti zaten. Orhaniye Tabyasına uğradı. Yer değirmenlerini geçerek Yenişehir’e geldi. Aşil’in mezarı olarak bilinen yere baktı. Ardından Truva’ya gelmiş ve harabeleri gezmiş. Küçük not defterine notlar almış. Mustafa Kemal, bu askeri inceleme gezisi sırasında Büyük İskender’in savaşı nasıl gerçekleştirdiğini ve nasıl başarıya ulaştığını, coğrafi açıdan nasıl bir konuma sahip olduğunu çok iyi bildiği görülmekte ve Kolordusu’nun da harekat tarzı ve planlamasını bu örneği dikkate alarak sonuçlandırmak istediği görülmektedir. Mustafa Kemal 28 Mart 1913 tarihinde yeniden Gelibolu Yarımadası’na geçmiştir. Ziyaretten anlaşılan, Mustafa Kemal’in, 1915 yalında Çanakkale Kara Savaşları başladığı sırada Gelibolu Yarımadası’nın savunma sistemiyle ilgili ortaya koyduğu düşüncelerin daha 1913 yılında şekillendiğine bir örnek teşkil eder. Bu konu şimdiye kadar hiç dikkate alınmamıştı” dedi.

ÇOMÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Truva kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Rüstem Aslan ise, Truva Savaşı ile Çanakkale Savaşı arasında büyük benzerlikler olduğunu söyledi. Aslan, “Truva Savaşı’na baktığımızda, Truva’yı Akhalılara karşı savunmak için Anadolu’dan gelen güçleri görüyoruz. Anadolu birliği var. Aynı savunma tarzını ve dayanışmayı Çanakkale Savaşları’nda da görüyoruz. Anadolu’nun her köşesinden insanlar bu bölgeyi savunmaya geliyorlar. Truva Savaşı’nın, Anadolu Birliği’nin sembolü, komutanı Hektor, Gelibolu’daki dayanışmanın, savunmanın en önemli ismi de Atatürk” dedi.

Doç. Dr. Rüstem Aslan şöyle devam etti: “Biz Truva’yı politik anlamda değerlendirdiğimizde doğunun batıya karşı, batının doğuya karşı verdiği bir savaş gibi görüyoruz. Tarihsel bir devamlılık söz konusu. Bu devamlılığı hep biz Fatih Sultan Mehmet’e kadar getiriyorduk. Stratejik açıdan önemli bu yerin tarihsel algılamasının Atatürk’e kadar devam ettiğini anlıyoruz. Atatürk askeri stratejik açıdan İlyada destanından, Truva Savaşı’ndan dersler çıkarıyor. Stratejik anlamda yeni sonuçlar ortaya çıkartıyor. Bunu Çanakkale savunmasında da bir şekilde uyguluyor. Belki bu ziyaret Atatürk için çok önemli olmayabilir. Fakat Truva için, buraya ziyaret eden tarihsel askeri kişilikler açısından çok önemli bir ziyaret. Truva Savaşını bilmeden Çanakkale Savaşlarını algılayamazsınız. Çanakkale Savaşları’nı algılayamadan Truva Savaşı’nı anlamlandıramazsınız. Çanakkale Savaşları Korfmann’ında söylediği gibi son Truva Savaşı’dır. İki savaş arasında çok önemli benzerlikler vardır sonuçlar açısından. Atatürk’ün Truva’yı ziyareti de bize bunu çok açık şekilde göstermektedir.”

Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

AKÇANSA’DAN 24 MİLYON DOLARLIK ENERJİ YATIRIMI…

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş

Ezine ilçesine bağlı Mahmudiye beldesinde faaliyet gösteren Akçansa Çimento Fabrikası’nda, 24 milyon dolara mal olacak Atık Isı Geri Kazanım Tesisi’nin temeli atıldı.

Sürdürülebilir bir gelecek için yaptığı yatırımlarla çimento sektöründe öncü olan Akçansa’nın, sahip olduğu bilgi-birikimle uzun süreli çalışmaların sonucunda geliştirilen ‘Atık Isı Geri Kazanım Tesisi’nin temel atma töreni, Çanakkale Valisi Abdulkadir Atalık, Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul, HeidelbergCement Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Bernd Scheifele, Sabancı Holding Çimento Grup Başkanı Mehmet Göçmen, Akçansa Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Daniel Gauthier, Akçansa Yönetim Kurulu Üyesi Emir Adıgüzel, Akçansa Genel Müdürü Hakan Gürdal ve Çanakkaleli vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi.

Akçansa’nın en büyük ikinci yatırımı
Akçansa Çanakkale Fabrikası’nda düzenlenen törende konuşan Akçansa Genel Müdürü Hakan Gürdal, ülkemizin ve dünyamızın geleceği için çok önemli bir yatırımın temelini attıklarını belirterek, “Atık Isı Geri Kazanım Projemiz, 2008’de yine Çanakkale’de hayata geçirdiğimiz 2. üretim hattımızdan sonra yatırım büyüklüğü açısından en büyük proje olma özelliğini taşıyor. Türkiye’de ve yakın coğrafyamızda ilk kez Çanakkale Fabrikamızda, 24 milyon dolarlık yatırımla hayata geçecek olan Atık Isı Geri Kazanım Tesisi’ni 2011 yılında devreye almayı planlıyoruz” dedi.
Atık gazdan enerji üretimi gerçekleştirilecek 15,2 MW kapasiteli tesiste yıllık 105 milyon kwh enerji tasarrufu sağlanması ve Akçansa Çanakkale Fabrikası’nda ihtiyaç duyulan enerjinin %30’unun temin edilmesi hedefleniyor. Bu rakam, Çanakkale merkez nüfusunun 1 yıllık enerji tüketimine eşdeğerdir. Fabrikanın üretim boyutu ve teknolojisine bağlı olarak üretilecek enerji miktarı yönüyle olası diğer projeler de dahil olmak üzere en büyük tesis olma niteliğini taşımaktadır.
Kurulacak tesis ile klinker üretim hatlarında soğutma çıkışlarına ve ön ısıtıcı çıkışlarına monte edilecek eşanjörler aracılığıyla, klinker soğutmadan çıkan yaklaşık 350-400 C sıcaklığındaki ısı 70 C’ye, ön ısıtıcı tarafında ise 300-350 C deki sıcak gaz 230 C seviyelerine düşerken, 330 C sıcaklıkta ve 1,25 MPa basınçta buhar üretilecektir. Üretilen buhar, boru hatlarıyla toplanıp 15MW gücündeki türbine gönderilip buradan elektrik elde edilecektir. Akçansa Atık Isı Geri Kazanım Tesisi faaliyete geçtiğinde enerji tasarrufunun yanı sıra yıllık 60.000 tona yakın karbondioksit emisyonu da önlenmiş olacak. 60 bin ton karbon emisyonu yaklaşık 2,7 milyon ağacın saldığı oksijen miktarına eşdeğerdir.
Genel Müdür Gürdal, Atık Isı Geri Kazanım Tesisi devreye girdiğinde ‘Gönüllü Emisyon’ standartları arasında en prestijlisi olan ‘Gold Standart’ için de başvuruda bulunacaklarını açıklarken, böylece iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması konusundaki duyarlılıklarını bir kez daha vurgulayacaklarını söyledi.Şirketin sürdürülebilirlik konusunda belirlediği altı ana ekseni, “İş Sağlığı ve İş Güvenliği, Atıkların Kaynak Olarak Kullanımı, Yenilenebilir Enerji Kaynakları, Bioçeşitlilik, Sürdürülebilir İnşaat Çözümleri ve Çevre Koruma” olarak çizen Gürdal, Akçansa bünyesinde bir Sürdürülebilirlik Komitesi kurduklarını kaydederek sözlerine şöyle devam etti: “Şirketimizi geleceğe hazırlarken, yasal yükümlülüklerimizi yerine getirmenin ötesinde toplumun da desteğini alarak, tesislerimizin varlığını sürdürebilir kılmayı ve müşteri memnuniyetini önceliklerimiz içinde en ön plana yerleştirmeyi amaçlıyoruz. Bugüne kadar sürdürülebilirlik anlamında hayata geçirdiğimiz tüm çalışmaları, karbon ayak izimizi, Türkiye çimento sektöründe bir ilke imza atarak bu yılın son çeyreği içerisinde yayınlayacağımız ilk sürdürülebilirlik raporumuzla kamuoyunun bilgisine sunacağız.” Gürdal ayrıca, 7 Ağustos 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ‘Sera Gazı Emisyon Azaltımı Sağlayan Projelere İlişkin Sicil İşlemleri Tebliği’ uyarınca, önümüzdeki günlerde yeni yatırımın sicil kaydını gerçekleştireceklerini vurguladı.

“Rekabetçi gücümüzün ana eksenini sürdürülebilirlik oluşturuyor”
Sabancı Holding Çimento Grup Başkanı Mehmet Göçmen de törende yaptığı konuşmada, “Ekonomik değer yaratma yanında sosyal ve çevresel konuların da şirketlerin sorumluluğu haline geldiği yeni bir dünya düzenine girmiş bulunuyoruz. Grup olarak, bu yeni küresel rekabet ortamında, rekabetçi gücümüzün ana eksenini sürdürülebilirlik oluşturuyor” dedi.Göçmen, yarının rekabet ortamında ve karbon ekonomisinde bir adım önde olmak için, Grup olarak bugüne kadar kapasiteye yaptıkları büyük yatırımları artık ‘Uyuma Yönelik’ yatırımlara çevirdiklerine dikkat çekerek şunları söyledi: “Önümüzdeki 5 yılda bu çerçevede 200 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyoruz. Akçansa’nın 2006 yılından beri sürdürdüğü yoğun çalışmalar neticesinde geliştirilen ‘Atık Isı Geri Kazanım Projesi’, Grup olarak konuya bakışımızın güzel bir örneğini ve geleceğe yaptığımız yatırımların en önemli adımlarından birini oluşturmaktadır.”

“Sabancı, yatırımda önceliği enerji ve sürdürülebilir çevreye veriyor”
Önümüzdeki döneme çevresel sürdürülebilir büyümenin damgasını vuracağını öngörerek yeni yatırımlarını enerji ve sürdürülebilir çevre alanına yönlendirdiklerini dile getiren Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul da, “Karbon ekonomisi ve çevresel sürdürülebilirliğin gelecekte zorunluluk olacağı gerçeğinden hareketle, tüm paydaşlarımız ve çevre için değer yaratacak yenilenebilir enerji kaynakları ve atık yönetimi uygulamaları gibi yeni sürdürülebilir iş olanaklarını değerlendiriyoruz” diye konuştu.

“Türkiye’ye güveniyoruz, yatırıma devam”
Dünyanın en büyük çimento üreticilerinden HeidelbergCement Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Bernd Scheifele de Türkiye’nin potansiyeline vurgu yaptığı konuşmasında şunları kaydetti: “Bugün bulunduğumuz nokta göstermektedir ki, Türkiye, doğru yatırımlar gerçekleştirildiği takdirde geleceğe yönelik güçlü fırsatlar barındıran bir ülkedir. Özellikle çimento sektöründe bir dünya lideri olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye, sahip olduğu ihracat potansiyeliyle de her geçen gün daha fazla dikkat çekmektedir. Bu potansiyelin farkında olan HeidelbergCement de Türkiye’deki yatırımlarını devam ettirmek kararlılığındadır.”

Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

İÇDAŞ A.Ş.’DEN ÇEVRE ALANINDA BİR İLK DAHA

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş

Türkiyede emisyon iznini alan ilk termik santral ve demir çelik fabrikalarına sahip olan İÇDAŞ çevre alanında yine bir ilke imza attı.

Çevre duyarlılığını kurumsal kimliğinin bir parçası olarak gören İÇDAŞ, çevrenin korunması ve çevre kirliliğin önlenmesi için her türlü önlemi hiç duraksamaksızın almaya devam ediyor.
İÇDAŞ, Termik Santral, Çelikhane, Haddehane, Kireç Tesisi gibi tesislerinin bulunduğu bölgedeki hava kalitesini ve meteorolojik verileri 365 gün 24 saat boyunca izleyebilmek ve kayıt altına alabilmek için tesis etki alanında kurduğu Hava Kirliliği Ölçüm İstasyonu verilerinin Çevre ve Orman Bakanlığının resmi internet sitesi üzerinden yayımlanmasını talep etti.
Çevre ve Orman Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunarak Türkiyede bir ilk olan uygulamanın gerçekleştirilmesini sağladı. Bakanlık benzer uygulamalar olabileceğini de göz önünde bulundurarak bu konuda uyulacak usul ve esasları belirledi.
Bakanlık ve Valilik yetkililerinin incelemelerinde İÇDAŞ’ın kurduğu istasyonun verilerinin Bakanlık sayfasından yayınlanmasına uygun görüş verildi. Bu kapsamda, İstasyon için İl Çevre ve Orman Müdürü Ali Osman KAYMAKÇI ile İÇDAŞ Genel Müdürü Bülend ENGİN arasında 26.08.2010 tarihli Protokol imzalandı. Protokol gereği İçdaş Hava Kalitesi Ölçüm istasyonu anahtarları İçdaş çevre mühendisleri Barış Bora ve Arzu İleri tarafından Çanakkale İl çevre orman müdürlüğü teknik personeli Ahmet Açıkalın ve Abdurrahman Eren’e teslim edildi.
İÇDAŞ tarafından kurulan ve otomatik veri kayıt sistemine dayanarak çalışan bu istasyon, kaydettiği verileri online olarak Çevre ve Orman Bakanlığının Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağına aktarmakta ve resmi internet sitesi üzerinden yayınlanmasını sağlamaktadır.
Tesis etki alanında kurulan ve verileri online olarak Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından izlenecek Hava Kirliliği Ölçüm İstasyonu kurmaları, işletmelerin çevre alanında kendilerine olan güvenlerini ve aldıkları önlemlerin etkinliği göstermesi bakımından önemli bir göstergedir.
Çevre konusunda aldığı kararlar ve uygulamaları ile örnek olan ve Avrupa Çevre Ödülü dahil birçok ödüle layık görülen İÇDAŞ bu uygulama ile, tesislerinden kaynaklanan emisyonların bölgenin mevcut hava kalitesine etkisinin Çevre ve Orman Bakanlığı resmi internet sitesi üzerinden bütün kamuoyu tarafından izlemesini sağlayarak bu alanda da Türkiyede bir ilke imza atmıştır.
İÇDAŞ, işletmelerin çevre alanındaki başarı yada başarısızlıkları ortaya koyacak bu uygulamaya öncülük etmekle hem asılsız çevre kirliliği iddialarına en güzel cevabı vermekte hem de kendi çalışanlarının, meyve sebze bahçelerinin, besi çiftliğinin de bulunduğu bölgenin hava kalitesinin en iyi şekilde izlenmesini sağlamıştır.
Kurulan Ölçüm İstasyonu, Çanakkale ilindeki iki istasyondan biri olup; Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı diğer istasyona kıyasla çok daha fazla parametre ölçülmektedir. Çevre ve Orman Bakanlığı istasyonunda sadece PM ve SO2 parametrelerini ölçerken İÇDAŞ istasyonu bu iki parametrenin yanında NOx ve CO parametrelerini de ölçmektedir. Kirletici parametreler yanında bölgedeki meteorolojik veriler de ölçülmekte ve böylece hem meteorolojik veriler kayıt altına alınırken hem de olası hava kirliliği kaynaklarının hareket yönleri de izlenebilmektedir.
İstasyonun yer seçimi, tesis etki alanında olası kirliliğin en yoğun olacağı noktanın hava kirliliği dağılım modeli üzerinde bilimsel yöntemlerle çalışılarak tespit edilmiş; en uygun yerin mera olması karşısında istasyonun belirlenen en doğru noktaya kurulabilmesi için bahse konu alan köy tüzel kişiliğinden kiralanmıştır. Bu kiralama ile aynı zamanda İÇDAŞ tarafından köy tüzel kişiliğine kamu hizmetlerinde kullanılacak önemli miktarda kaynak sağlanmaktadır.
Tesis etki alanına kurduğu hava kirliliği ölçüm istasyonunun Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından online olarak izlenmesini ve resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuna yayınlanmasını isteyen İÇDAŞ, aynı şekilde çevre alanında aldığı önlemlerle geldiği noktayı gösterecek bir başka girişimi daha başlatmıştır.
İÇDAŞ, hiçbir yasal zorunluluk olmamasına rağmen, Değirmencik termik santral üniteleri ve demir çelik tesislerinin emisyon ölçüm sonuçlarının kurulacak ağ ile Çanakkale Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından online izlenmesi için çalışma başlatmış ve talepte bulunmuştur.
Bu uygulama, çevreye olumsuz etkileri olduğu ileri sürülen fabrikalarını aldığı önlemlerle çevre mevzuatının belirlediği standartların çok daha altında değerlerle çalıştırmayı başaran İÇDAŞ’ın çevre konusunda kendine güvenini ve kamuoyuna karşı şeffaflığını göstermesi bakımından büyük önem arz etmektedir.

Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

KAZDAĞLARI’NDA ALTIN SONDAJLARI HIZLANIYOR…

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş

Kazdağları’nda onca protestoya, hukuk mücadelesine, kavgaya gürültüye rağmen ‘altın’ sevdası sürüyor. Çanakkale’nin Bayramiç ilçesi sınırları içindeki Kazdağlarında altın arama çalışmaları hızlandı.

Muratlar köyünde dört yıldır sondaj çalışmalarını yürüten Teck Arama ve Madencilik firması, Kuşçayır ve Şapçı köyleri arasındaki Kayalıdağ bölgesinde arama çalışmalarına hız verdi. Firma, Muratlar köyünde üç, Kuşçayır köyünde ise bir sondaj makinesiyle arama faaliyetlerine devam ediyor.
Teck Şirketi Halkla İlişkiler Koordinatörü Nilgül Pelit, analizler sonucu elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen noktalarda sondaj yapıldığını söyledi. Kirazlı bölgesinde faaliyet gösteren Alomos şirketinin de Karaibrahimler köyü sınırları içinde sondaj çalışmalarına başlayacağı öğrenildi.
Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin Tunçer ise siyanürlü altın konusunda görüşlerinin açık ve net olduğunu vurguladı: “Bölge halkı olarak siyanürle altın çıkarılmasına karşıyız.”
Maden şirketlerinin devlete vereceği binde 2’lik payın hiçbir hayra yaramayacağını belirten Belediye Başkanı Tunçer, “Bölgemizin üstü, altından daha değerlidir. İlçemiz toprakları çok verimli. Yöre halkının geçimi tarım, hayvancılık ve meyvecilik. ‘Siyanürle altın çıkarılıyor’ sözcüğü bile yöremizin ekonomisini bitirir” dedi.

Bayramiç Ziraat Odası Başkanı İsmail Pehlivan yöre topraklarının bereketinin, lezzetinin ününün yurt dışına da yayıldığını hatırlattı:
“Şu bir gerçek ki Çanakkale’nin domatesi, Bayramiç’in tüysüz şeftalisi, elması, hele hele Ezine peyniri tüm yurtta aranan ve en çok tüketilen ürünler arasında. Bunun nedeni ise, Ezine peynirine bu lezzet ve tadı veren yörenin bitki örtüsüdür. İlçemizde en fazla küçükbaş hayvancılık Muratlar, Söğütgediği, Cazgirler, Kuşçayır, Yiğitler, Yukarı Şapçı, Aşağı Şapçı, Bezirganlar, Aşağı Şevik ve Yukarı Şevik köylerinde yapılıyor. Bu nedenle biz yöremizde siyanürle altın çıkarılmasına karşıyız.”

Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

KARDEŞ KENT OSNABRÜCK YETENEKLİ ÇANAKKALELİ GENCİNİ BULDU

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş

14 – 25 yaş arası, kendi bestelerini üreten Çanakkaleli genç grup ve solistlere duyurusu yapılan müzik yarışması sonuçlandı.

Kardeş kentimiz Osnabrück’te düzenlenen, Gençlik – Kültür günleri organizasyonunun 2. yılında jüri tarafından seçilen grupların şarkılarından bir aktivite CD’si yapıldı. Osnabrück’ün kardeş kentlerinden birer grubun şarkısı da bu CD’de yer aldı.

Çanakkale’den yarışmayı kazanan kişi Ferhat Can Özkan oldu. 7 Ağustos 1995 İzmir doğumlu olan Özkan müziğe her yönden yaklaşmayı seven bir genç. Daha çok batı müziği ile ilgilenmeye başlayan Ferhat öğrenimini müzik üstüne yapmayı tercih etti ve Çanakkale Hüseyin Akif Terzioğlu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümünü kazandı. 4 yıldır rap müzik yapan Ferhat Can Özkan 2008 senesinde amatör olarak kayıtlar almaya başladı ve bu zamana kadar gerek aile desteği gerek arkadaş desteği ile müzik yaşantısını sürdürdü. Ferhat Can Özkan, viyola ve piyano çalıyor.

Osnabrück’te organize edilecek CD Genclik-kültür günleri kapsamında, basılan cd 1-24 ekim arasında basına tanıtılacak. Ferhat Can Özkan için iyi bir tecrübe olan yarışma sayesinde, kendi müziğini ve ‘Dünden Bugüne’ adlı parçasını hem Almanya’ya hem de diğer kardeş kentlere duyurmuş oldu.

Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

2.ÇANAKKALE BİENAL’İ ULUSAL BASINA TANITILDI

On Eylül 09, 2010 in Kategorilenmemiş

Kentimizde 20 Eylül - 10 Ekim 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 2.Çanakkale Bienali İstanbul Akbank Sanat Galerisi’nde
düzenlenen basın toplantısı ile ulusal basına tanıtıldı.

Katılan çok sayıda ulusal medya temsilcisi ve kentimizden katılım sağlayan yerel basın temsilcileri ile gerçekteştirilen basın toplantısı
Belediye Başkanı Sayın Ülgür GÖKHAN, Bienal Koordinatörü Mimar İsmail ERTEN ile
Bienal Küratörleri Seyhan BOZTEPE ve Denizhan ÖZER’in Bienal’e ilişkin çalışmaları ve Bienal’in önemini dile getiren konuşmaları ile sürdü.
“Kurgusal Gerçekler, Dönüşümler-Fictional Realiies, Transformations” temasında gerçekleştirilecek olan ve farklı ülkelerden çok sayıda katılımcının yer alacağı Bienal farklı konu ve konseptlerde gerçekleştirilecek atölye çalışmaları ile renklenecek.
Basın toplantısında Bienal’e, Bienali’in kentte katkılarına ilişkin görüşlerini dile getiren Başkan GÖKHAN, öncelikle Çanakkale’nin barış ve özgürlükler kenti olduğundan ve herkesin kendini özgürce ifade edebilme ve yaşamını sürdürebilme olanağına sahip olduğundan bahsetti.


GÖKHAN konuşmasında,”Kentimiz Kültür, Üniversite ve Turizm Kenti olmakla birlikte aynı zamanda Sanat Kenti’de olmalı. Sanata da açılmalı. Çünkü Sanat saydığımız bu unsurları gerçekleştirmede önemli bir araç. Yerel yönetim olarak en büyük özelliğimiz sivillerle beraber hareket etmemiz. Biz Yerel Yönetim olarak öncülük yapıyoruz,fırsat yaratıyoruz ve şemsiye oluşturup sivillerin bu konudaki girişimlerine destek oluyoruz. Kısaca sanatçının bütün girişimlerine destek vererek kent yaşayanlarına maletmeye çalışıyoruz. Böylelikle katılımcılığı sağlamış oluyoruz.Küçük kentlerde Bienaller daha anlamlı oluyor. Hedefimiz; bu etkinliklerle kentimizin sahip olduğu değerleri daha da ön plana çıkartabilmek, tanıtabilmek. Katılımlarınız için teşekkür ediyor, tüm katılımcıları Bienalimize bekliyorum”dedi.

Bienal Küratörleri ise Bienalin katılımcılarından, gerçekleştirileceği mekanlardan ve konseptinden bahsederek 20 gün boyunca devam edecek Bienale ilişkin gerekli bilgileri basın mensupları ile paylaştılar.

Bu yazı toplamda 0, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

XHTML CSS RSS